Güzel birşeyin fazlası harika olabilir -Mae West |
|
||||||||||
|
Sezen Aksu o… Hem hepimizden farklı, koyacak bir yer bulamadığımız…Hem içimizden biri; nasıl olup da bizi bizden iyi anlattığına şaşırdığımız… Sezen Aksu O. Çünkü kendisine dışarıdan bakabilecek kadar içten ve cesur. Camdan bir fanusa kapatıp ulaşılmaz kılmıyor kendini. O fanusun dışına çıkıp olağanüstü bir yetenekle gözlemleyip; sansürlemeden, kısıtlamadan döküp saçıyor gördüklerini. Kah dipsiz bir kuyunun ulaşabildiği en derin yerinden kapkara sözcükleri doluyor diline; kah özgüvenin en yüksek perdesinden bir şarkı yapıyor seslenip yüreklere… Sezen Aksu O…Çünkü dünyanın tüm yükünü sırtlanmış hissederken kendimizi uzatıveriyor elini tüm içtenliğiyle. Biliyoruz ki bir yerlerde birileri daha yaşıyor bu uçsuz bucaksız acıyı. Çünkü Sezen Aksu öyle söylüyor. “Tebdilimekanda ferahlık yokmuş aslında, acının yüz ölçümü yeryüzünden çokmuş aslında” diyorsa Sezen; vardır bir bildiği. Demek ki içimize sığdıramadığımız bu devasa hüzün aynı kocamanlığıyla yer kaplıyor başka yüreklerde deyip avunuyoruz. Hani yalnız kalmak istiyoruz bazen yapayalnız. Bir tek nefes bile yakınımızda fazla geliyor. Evrenden silinip gitmek istiyoruz tüm hücrelerimizi alıp yanımıza. İşte o an; tam da o an bir bakıyoruz ki bunları paylaşabileceğimiz tek bir ses istiyoruz yanımızda. Buğulu, sıcak, hüzünlü…Sadece Sezen anlar, sadece Sezen anlatır…Biliyoruz…Sığınıveriyoruz bizi bizden iyi anlatan o sıcacık şarkının sevecenliğine. Hüznü örtüyoruz koruyucu bir zırh gibi üstümüze. Acımız silinmese de yüreğimizden, paylaşmanın paylaşabilmenin getirdiği bir rahatlık çöküyor üzerimize. Adı Sezen… O Sezen Aksu…Çünkü; lal kırmızı kadehlerde boğulmak üzere aldığımızda şişeyi elimize masamızda hiç tartışılmaz bir şekilde yerleşiyor yerine. Bir bedene ihtiyacı yok onun katılmak için dost sohbetlerine. Kaç yaşında olursak olalım paylaşılacak ortak paydada mutlaka yer vardır bir Sezen Aksu bestesine. Kahkahaları meze yapmak istersek dolarız “Çakkıdı” yı dilimize. İlerleyen saatlerde anlaşılmaz anlatılmaz bir hüzün çökünce üzerimize “Sen Ağlama” deriz birbirimizin gözlerinde kaybolup sessizce. Tek kişi de bulsa şişenin dibini, sığmasa da masaya tek bir fazla kişi; Sezen Aksu’nun bakidir yeri… Sezen Aksu O…Çünkü aşka dair her hikayede onun da vardır söyleyecek bir şeyi. Kimi zaman elle tutulabilecek kadar yalın; kimi zaman böylesi güçlü imgelerle nasıl zenginleştirildiğine inanılmaz şarkıların kraliçesidir o. Bazen bitmiş bir aşka ait tüm acılarla canlandırır geçmişi bazen de anlatıverir bir çırpıda içinde yüzdüğümüz aşk denizindeki geleceğimizi. Kayıtsız şartsız, sorgulamadan teslim ederiz kendimizi. Güveniriz bu güzel kadına biliriz ki yargılamaz o bizi. En az bizim kadar bilir hislerimizi. Utançlarımızı, eksikliklerimizi, kaybettiğimiz özgüvenimizi çıkarır heybemizden inci taneleri gibi dizeriz hayallerimize. Çırılçıplak kalırız tüm utançlarımızı sıyırıp ruhumuzdan. Utanmayız Sezen Aksu’dan. Biliriz ki nasıl sızlıyorsa ince ince aşka ait hücrelerimiz, kanaya kanaya birleşir ortak bir yerde kederlerimiz… Sezen Aksu O…Çünkü vazgeçilmezimiz… Hiçbir zaman dönemeyiz sırtımızı ona. Yaşama dair, insana dair, aşka dair ne varsa bildiğimiz bir parçasında mutlaka onun imzası vardır – ki zannetmeyin belli belirsiz- . Kılavuzdur kaybolduğumuz fırtınalı denizlerde. İzmir’li bir kadın o. Bilir lodosu, poyrazı…Bilir hangi aşk rüzgarında hangi kıyıya saklanmamız gerektiğini. Mutlaka en az bir kez o da geçmiştir aynı yollardan. Ondandır belki de rehberliğine duyduğumuz sonsuz güvenimiz… Sezen Aksu O… Konserlerinde şarap şişelerinde boğulmak istediğimiz. Birkaç saate bir ömrü sığdırabildiğimiz. Anılarında kaybolup varlığına şükrettiğimiz…Hasta olduğunda dualarımızla korunma çemberimizde hapsettiğimiz…Onsuz bir hayatı hep yarım, hep eksik hissettiğimiz… Sezen Aksu O… Nasıl biliyor içimizden geçeni şaşırıp kalıyoruz bir anda. “Hah işte tam da buydu anlatmak istediğim” derken yakalamıyor muyuz kendimizi teslim olmuşken onun sözlerine. Sanki içimizde dolaşan ılık bir nefes, sanki damarlarımızı boyayan kıpkırmızı kan. Sezen Aksu O. Bilmez mi hiç terk edilmenin o ağız yakan tadını…Bilmez mi hiç terk ederken bir parçasını da bırakıp gittiğini insanın. Bilmez mi aslında kimseden gidilmediğini, gidilemediğini paylaşılanın adı aşksa eğer…Ah Sezen O…Bilmese böyle dilimizde dolanır mıydı hep o muhteşem dizeler… Sezen Aksu O. Azıcık da olsa şöhrete bulaşmış insanların üzerine süslü bir elbise gibi kuşandığı kibri değdirmeyen tenine. Her bir harfini sonuna kadar hak ettiği övgüleri kabul etmeyi yaklaştırmıyor bile yüreğine. Bilmezden geliyor adeta yaşamımızda kapladığı dev boyutlu sevgiyi. Ucundan bucağından yakalayamıyor kimse ona ait hislerimizi. Farklılığının farkında değilmişcesine köşesinden seyrediyor olup biteni. O biliyor ki fazla söze gerek yok. Sezen Aksu’nun başka bir şeyle, başka bir kimseyle doldurulamaz yeri. Adlandıramayacağım, konumlandıramayacağım, seslendiremeyeceğim ve ne yazık ki anlatmayı başaramayacağım bir yerlerde saklıyorum Sezen Aksu seni…
İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.
|
|
| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık | Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi | |
Book Cover Zone
Premade Book Covers
İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim
Yapım, 2024 | © Funda BİLGİLİ, 2024
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır. Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz. |