..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bilgi sakalla ölçülmez. -Moliere
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Unutulamayan Dönemler > Tayyibe Atay




1 Ağustos 2002
Zor Yıllar -4-  
Tayyibe Atay
....ülkenin haline bakıp ağız dolusu küfretmek....


:BIIC:
Yırtılan şafaklar ne getirmişti bana? Güneş dolu bir gün mü, saçımı yıkayan yağmur mu,yoksa gözyaşı mı?Belki de hepsini birden..Fakat yırtılan bu şafak yaylamı getirmişti bana. Bu kesindi. Ona ilk ayak atışımdan duyduğum mutluluğu, hicaza ayak basıştan üstün tutarım şimdi..(Bu yüzden o meseleyi sildim aklımdan. Eyvah!..bana peygambersiz diyecekler şimdi bunu okuyanlar. Onlara cevabım şu olacak: PEYGAMBERLİYİM DEDİRTEMEZSİNİZ!)

İnsana sonsuzluk hissi veren bir yanı vardı bunun.
Koş koş bitmeyecek çayırlar uzanırdı dağ diplerine doğru; yemyeşil, ıslak!...Sarı, mor çiğdemler açardı üstünde öbek öbek...Onların süt dolu yumru köklerini çıkarırdık yanlamasına yontulmuş bir ağaç kazık ile...Sonra da incecik kabuğunu soyup yerdik. Değişik bir tadı vardı; biraz tatlımsı ama buruk!..
Yemediklerimizi saç örgüsü gibi örer, başımıza taç yapardık. İşimizin ustasıydık doğrusu! En ünlü kuaförler bile geçemezdi bizi. Bu işin birincisi bizdik şüphesiz!..Onlar da kim oluyordu yani!
“Güzel miyim?”Diye sorardık sonra birbirimize. Verilen yanıtları doğrulamak için yemyeşil bir su başında yansıyan şavkımızı seyrederdik merakla. Haberimiz yoktu dünya güzellik yarışmalarından ama; bizdik işte bütün zamanların en güzel kraliçesi!..Yayla soğuğunda yanan ve pul pul olan yüzümüz, çatlayıp kanayan ellerimiz, yırtık pırtık soluk elbiselerimiz,
örgüsü ulalı saçlarımız kraliçe yapıyordu bizi...Ve başımızdaki çiğdem taçlarla ilan ediyorduk bunu dünyaya , sulara...Kaç tane kraliçeydik acaba, diye düşündüğümde vazgeçerim birden. Belki içlerinde atladıklarım olur da bana darılırlar; ya da toprağın altındaki kraliçelik koltuklarına oturup da beni duymayanlar olur diye...Bir gariplik çöker içime...

Krallarımız da vardı elbet..Ama onlar bizi hep uzaktan gözlerlerdi. Ne zaman yanımıza sokulsalar; ya annelerden bir anne, ya da babalardan bir baba ortaya çıkar: ”Kızlarla oğlanlar, bir arada oynamaz” derlerdi.
Bu cümlenin bende açtığı yaraları bilebilselerdi eğer,sanırım söylemezlerdi. İşte bu yüzden kahveye gidip oturmak, erkeklerle pişpirik oynamak, siyaset konuşmak; ülkenin haline bakıp ağız dolusu küfretmek; bir bara takılıp kafa çekmek; ellerim cebimde,ağzımda sigara sabaha kadar sokakları arşınlamak; şortumu giyip futbol oynamak,Rüştü’ye beş atmak; yakışıklı birini görünce aşık olmak, onunla doyasıya sevişmek istiyorum..Hatta hovardalık yapmak bile geçiyor içimden...

İşte bu yüzden, çocuklarıma karşı cinsi yasaklayamıyorum.




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın unutulamayan dönemler kümesinde bulunan diğer yazıları...
Zor Yıllar -1-
Zor Yıllar -2-
Zor Yıllar -8-
Zor Yıllar -14-
Zor Yıllar -20-
Zor Yıllar -24-
Zor Yıllar -17-
Zor Yıllar -13-
Zor Yılar -16-
Zor Yıllar -19-

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Amma Uçmuşuz
Sinekler
İmam Olacağım
Ey Hayat
Zırlamayı Bırak
Zamana Kırıntı
Selam Efendim
Ah Canım
Bitanemi
Dedüdü Dedüdü

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Araba [Şiir]
Bizim Otobüs [Şiir]
Masa 2 [Şiir]
Bostan [Şiir]
Pezoooo [Şiir]
Köprü [Şiir]
Tavşan [Şiir]
Ötanazi [Şiir]
Damlacıklar 4 [Şiir]
İçsel Haber [Şiir]


Tayyibe Atay kimdir?

Yeni şiirin,uzun yıllar yazmama rağmen yeni şairiyim. İnternet ortamı sayesinde okuyucu önüne çıktım henüz. Ne kadar şair olduğumun yanıtını ise okuyucuya bırakıyorum. Bayan yazarların çok az olduğu bir ülkede,duygu ve düşüncelerimi,şiirin ruhu okşayan ,elleyen tarafıyla anlatmaya çalışıyorum.

Etkilendiği Yazarlar:
Ahmet Arif,Behçet Necatigil,Nihat Behram...


yazardan son gelenler

bu yazının yer aldığı
kütüphaneler


yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2024 | © Tayyibe Atay, 2024
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.