..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
"Kirazlar ve dutların tadını çocuklar ve serçelerden sor." -Goethe
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Aşk ve Romantizm > haydar yavuz




11 Ocak 2007
Küstü Seviler  
haydar yavuz
küstü seviler


:AGCD:
KÜSTÜ SEVİLER.......
     Aslında ne düşündüğümüz hiç önem teşkil etmiyor. Oysaki göz yaşı pınarlarının içerisinde birikmiş damlacıklar akı yolu bulmak için çırpınıp duruyorlar. Nelerin geçip gittiğide belirsiz gelenlerin yanında. Her şeyler kayıp bu süreçler içerisinde. 20 yıl mı . Yo hayır. Tüm ömür farazi bir şekilde gitti. Şimdi ise uzatmalar içerisinde çözebileceğimiz son taktikleri öne sürüyoruz. O kadar özlem var ki, bunları bu süreç içerisine nasıl sığdıracağımızı düşünüp duruyoruz. Mesela hatırlanmayan bir babaya özlem gibi. Hiç söylenmeyen sözlerin bir bütünlük, bir doğruluk oluşturduğunu düşüne bilirmisin? Neye yada kime baba diyebileceksin ki. Yok ki! Sadece, gizlice, ihtiyaç duyulduğunda kenara çekilip dökülen göz yaşları var.
      Aşk. Iki noktalı bir cümle gibi. Sonrasının çoook uzun bir konumlanışları var. Ama bitirilemeyen ünlemlerle. Hep bir şeylere aşık olduk. Sonrası bir başka hal aldı. Sevdik, alı koymadık kendimizi ama platonikleştik yaşamımın sıradanlığına. Kıç üstü düştüğümüzde, kendi saflılığımızdan utanaraktan birilerinin hissetmesini bekledik. Sonbahar rüzgarı gibi aşk yapraklarımızda dalından kopup anlamsız yeni platoniklere yol aldı. Biz küstü sevilerle, az barışık yol aldık. Üzerimizde hissetmediğimiz sorumlulukları birden mihenk taşı yaptık kendimize. Küstü seviler içerisinde her gün gögsümüzün aynı sıcak çarpıntılarını, hafif dil sürçmelerini, yüzümüzün salakça kızarmalarını, ayakların tökezlemelerini, dogal benliğimizdeki yitirmelerini yaşadık. Ama her gün bir kazanç gibi; soğuk duş etkilerini, yanıp sönen kamp(kalp) ateşlerini hissettik. Bir bir özümseyerek hissettik...
     Hissettikçe daha çok güçlenmeye başladık, bu küçük seviler karşısında. Gün içindeki etrafa saldıran anlamlı gülücükler ve espiriler; yalnız kaldığımızda yok oldular. Yok olduğu anda yitik duygusallığımızla, hüzün yoldaşımız bir olup yüreğimize dalıp durdular. Evet; böylece ana kimliğimiz kendini ortaya koymaya başladı. Duygusallıklarımız(gerçek ben) ortaya çıkıp tali mutlulukların üzerinde gizli bir yer edinip durdu. Mahmur şekilde kendi sorgulamalarımız içerisinde dönüp durduk. Ayazlı gecelerin, ayaz yemiş vücutları olarak üşüdük biraz. Üşüdük ve sarınma isteği duyduk en yakınımızdakine. Bitip tükenmeyen yüklü tomurcuklar açmak isterken tohumlarımız içimizde patladı. Bir zaman sonra küstü sevi çocukları doğurduk, kendi karnımızdan.
     Maişet derdine düştük düşeli kabuk bağladık sırtımıza. Sırtımız kabuklandı, gögsümüz kabardı, cebimiz doldu. Velakin kabuk çaltadı. Aralardan sızan cerahatlar cebimize aktı. Kirlenen paralar anlamsızlaştı, üzüldüler kendi hallerine. Değer kendini astı bir gece vakti. Kabuk kırıldı ve gerçek ben; bir çocuk misali yeniden doğdu. Küskünlükleri kırarak uzun boylu bir SEVİ`ye yakalandık.
     Sahi SEVİ arkadaş; ilk dersimiz ne?
     - ilk ders: Hayatın anlamı ve nasıl yaşayacağımızı bilmek, yaşama asılanların sessizliğine yanıt vermek. Tek mantıklı bir eylem olan sevi`yi örgütlemektir..... titremelerle sana döneceğim ana gitmek istiyorum.



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.


Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Ruhunu Kaybeden Adam [Şiir]


haydar yavuz kimdir?

merhabalar; amatörüm bu konularda her insan kadar. ama her yazar kadarda içliyimdir. . .

Etkilendiği Yazarlar:
nazım hikmet, saik faik ve daha niceleri


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2024 | © haydar yavuz, 2024
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.