Oynatmayalım Uğurcuğum!

Futbola çok meraklıyım. Bir bayan olarak futbola olan - belki de aşırı -merakım bazılarını şaşırtır bile. Şaşırmaları, futbolun erkek oyunu olmasından kaynaklanıyor sanırım. Oysa ki ben, bayan mankenlerin sunduğu mayo defilelerine erkeklerin

yazı resimYZ

Merhaba!
Futbola çok meraklıyım. Bir bayan olarak futbola olan - belki de aşırı - merakım bazılarını şaşırtır bile. Şaşırmaları, futbolun erkek oyunu olmasından kaynaklanıyor sanırım. Oysa ki ben, bayan mankenlerin sunduğu mayo defilelerine erkeklerin daha fazla ilgi gösteriyor olmalarına hiç şaşırmam. Her neyse, ben konuya döneyim.

Futbol maçlarını izlemeyi çok severim sizin anlayacağınız. Süper lig maçlarını izlerim. Avrupa liglerinin, televizyonda yakalayabildiğim tüm maçlarını izlerim.Tabii ki, milli maçları hiç ama hiç kaçırmam. Bunlarla da yetinmem. Maçların yorumlarını da izlerim.

Yorumları izlerken; maçları yorumlayanların, top koşturan futbolculardan daha fazla yorulduklarını(!) düşünürüm. Maçtan önce, olasılıklar üzerinde konuşurlar. Maç sırasında konuşurlar. Maç sonrası da izledikleri futbol hakkında konuşurlar. Futbolcuları, teknik kadroyu, yöneticileri, hakemleri eleştirirler de eleştirirler. Ya da bazılarını göklere çıkarırlar.Bunları dinlerken şaşırırım bazen. Hani maçı izlemesem, neyse. Sanki benim izlediğim maç başka, onların yorumladığı maç başka bir maçmış gibi gelir. Bu kişilerin işi bu. Eleştirmeleri doğal. Ama bazen, bazılarının çizmeyi çok aştıklarını düşünürüm. Nasıl mı? Bakın anlatayım:

Bu yorumcular, maça ait görüntülerden yararlanırlar yorum yaparken. Bir takımın diğer takıma attığı golün ofsayt olup olmadığını anlamak için, defalarca görüntüyü izlerler. Ama golün ofsayt olup olmadığına bir türlü karar veremezler. Oynatalım Uğurcuğum derler, görüntü tekrarlanır. Sonra bir daha bir daha. Bir de ofsayt kamerasından izleyelim. Derler. Bir kez daha izlerler. Üstelik genelde maçı stadyumda izlemişlerdir. Ancak izledikleri yerden, hakemin kararının doğru olup olmadığına karar verememişlerdir. Yorum yaparken, görüntüleri defalarca izledikleri halde ne ofsayt diyebilirler, ne de ofsayt değil. Sonra Bir de ofsayt kamerasından izleyelim. derler. Ve kararlarını ancak öyle verebilirler.

Mazaallah, geçerli sayılan gol eğer ofsaytsa, hakemi yerden yere vururlar. Saniyede karar vermek zorunda olan hakemin hata yapabileceğini düşünemezler, düşünmek istemezler. Biz, görüntüleri defalarca izledikten sonra ancak karar verebildik. Hakem ne yapsın! Hakemlerin, bizim gibi görüntüleri geriye alıp, pozisyonu yeniden değerlendirme şansları yok . Onların bir Uğurları, İsmailleri yok. Demezler.

Elbette ki hakemlerin, yorumcular gibi, görüntüyü tekrar tekrar izlettirecek bir Uğurları yok. Ofsayt kameraları yok. Sevgili yorumcular! Bırakın şu, yok Oynatalım Uğurcuğum, yok Başa dön., yok Bir de kale arkasından izleyelim, yok Ofsayt kamerasının görüntülerini izleyelim. Lâflarını. Siz de, aynı hakemler gibi, ilk izleyişte karar verin bakalım. Bir defa olsun; Oynatmayalım Uğurcuğum. Ben ilk izleyişte, bakalım karar verebilecek miyim , ofsayt var mı yok mu ? sorusunu sorun kendinize.

Haydi sevgili yorumcular! Uğurcuğunuz tekrar tekrar oynatmasın da, göreyim sizin kararınızı. Hiç hatasız maç yönetmek o kadar kolay mıymış, anlarsınız o zaman. Görüntüler önünüzde,ekranda size sus diyen de yok, suçladığınız kişi orda yok. Yani tüm olanaklar elinizde ve akan sular hep sizden yana. Eeeeeee! Ne demiş atalarımız: Ağa güçlü olunca, maraba (ya da kul) suçlu olur.

Oynatmayalım Uğurcuğum, oynatmayalım. Ki görelim yorumcuların yorumunu. Bakalım "Turp elle mi çıkıyormuş, yoksa belle mi?"

Başa Dön