Bu Satırları Hiç Okuyamasanda….
Belki en kolayı uzun bir tren yolculuğudur düşüncesi ile yalnızlığın dibinde olduğum bi akşam seni hatırladım. Belki uzun zaman olmuştur seninle konuşmayalı. Hatırlayamıyorum en son ne zaman konuştuğumuzu...Öyle ya bir şeyler ters gidiyor olmalı ama ne; bulmak lazım ya da konuşmak lazım ters giden şeyle; olmuyor ki sadece çekip gitmek geliyor insanın içinden belki de taa derinden. Upuzun bi tren yolculuğu olsun ki yolculuk boyunca ızdırabımı dinlendirsin ; dinlendirsin ki indiğim şehirde tutmasın yakamdan …Hala düşünceler beni bir yokluğun derin sularına gömmeye çalışırken aslında o yoklukta su olmadığını ama yine de gömüldüğümü fark ettim.Oysa kuşlarda derinlerdedir ama gökyüzünde olur bu derinlik ya ...Su bile olmayan derin sularda anlamca kaba hisçe beni ızdıraba iten bu sarsıntı sonunda kalbime fırlattığım bir vazo parçaladı yüreğimi oysa ben vazonun kırılmasını bekledim bütün bir ömür kıyısında.Olmadı yapamadım; başaramadım demek te gelmez ki içimden öyledir ya insan başaramasa da olmadı dedirtir mi diline ama kalbi onu alırda ta buralardan bırakır bir mağaranın en karanlık odasına.Bir çocuk sesine belki bir yaşlı huysuzluğuna hasret bırakır merhum ruhumuzu.Nedir çok derin yaşatan insanı boşlukta? Oysa yaşam mı vardır boşlukta o da bilinmez ya evet en güzeli zamanla tartılamayacak kadar uzun bir tren yolculuğudur hisçe yalnızca...
Bana
zamansız beni anlatır