Adı Mavi...

..Ben çok eskilerde bir gün hissetmiştim aşkı. Zoraki hatırlıyorum şimdilerde. Tıpkı çocuklukta bir gün yenen pastadan ne kadar az şey hatırlarsan o kadar. Gözlerimi kapıyor ve o pasta tadı kadar anımsıyorum...

yazı resim

Biliyor musun bazen acıyorum kendime. Ben çok eskilerde bir gün hissetmiştim aşkı. Zoraki hatırlıyorum şimdilerde. Tıpkı çocuklukta bir gün yenen pastadan ne kadar az şey hatırlarsan o kadar. Gözlerimi kapıyor ve o pasta tadı kadar anımsıyorum. Biliyorum ki üzdüğüm birileri var ardımda. İsteyerek ya da istemeyerek. Ne fark eder ki? Kırdığım, incittiğim birileri. Aşk ona saygı göstermediğim için cezalandırıyor beni. Bazen her hangi bir yerde , zamanın önemli olmadığı bir anda, bakışlara, tutuşlara, dokunuşlara, küçük sessiz cümlelere misafir oluyor ruhum ve o zaman, şu solumda bir yer gözlerini kapıyor ve anımsıyor küçücükte olsa aşkı. Ve ruhum bedenimin içinde nasıl ağlıyor, nasıl inliyor…Bazen canım yanıyor. Ve ne zaman ruhuma o çok istediği aşkı vereceğimi söylesem, aşkı kırıyorum, aşkı başka ruhlarda incitiyorum. Birilerini arkam dönük gönderiyorum. Ne zamana kadar kıracağım, inciteceğim o başka ruhlarda saklı aşkı, bilmiyorum. Biliyor musun? ben aşkı unutmuşum ve gün geçtikçe gözlerimi kapadığımda, anımsamakta çok zorlandığım o tat gibi, aşkta da zorlanacağım. Ve onu unutacağım. Neden peki? Aşk herkesi mi cezalandırıyor onu sahiplenmedikleri, kırdıkları, incittikleri, harcadıkları için. Yoksa yalnızca beni mi? Kendime acıyorum bu gece, tıpkı o diğer geceler gibi. Ben hiç kimseyi heyecanla beklemedim. Hiçbir dokunuşta yüreğim korkak ama huzurlu titremedi, hiç kimseyi delice özlemedim, hiçbir ismi sayıklamadım, hiç kimse için ağlamadım. Bunlar hep benim için hissedilendi. Ben benim için hissedileni kıskanarak izledim. Benim bildiğim tek şey sevmek. Ben hep sevmek tarafını yaşadım. Anneyi, babayı, kardeşi yada çok sevilen yakın arkadaşı sevmek gibi Aşk asla kapımı çalmadı. Sevmek olgusu aşka izin vermeyecek belki de. Artık biliyorum. Eskiden beklerdim. Şimdilerde beklemeyi de unutur oldum.
Aşk bana ne kadar uzaksa, ben ona sanki o kadar yakınlaşabiliyorum. Önce sevgi sarıyor bütün ruhumu ve ben onu en yoğun yaşadığım zamanların birinde, bir sonrasına bir adım atmaya cesaret edemiyorum. Ben asla aşık olamam mavi. Ben sadece severim, sevmek olgusunu ruhumun tümüyle yaşarım. Ve ne zaman o son adımı atsam, o “evet işte” dediğim aşk beni alır götürür her şeyle birlikte. Hatta ve hatta sevgimi de beraberinde alarak. Geriye hiç ama hiçbir şey kalmaz. İşte bu yüzden ben hap başlangıçlarda kalmışımdır. Ben hiçbir zaman devam edememişimdir. Ve hep ardımda üzgün, kırgın, incinmiş ruhlar bırakmışımdır. İşte bu yüzden aşk beni cezalandırıyor.
Şimdi ben seni bu denli çok seviyorum ya mavi. Eğer yanımda olsan, yakınımda olsan, eğer ben seninle o son adımı da atmaya cesaret göstersem geriye hiçbir şey kalmayacak biliyorum, belki de böyle olmayacak ama hep böyle olmuşluğundan dolayı korkuyorum. Sana uzak kalmak isteyişimin tek sebebi, tek nedeni buydu. Bu uzaklık var oldukça ben seni hep ama hep seveceğim biliyorum.
Söyle mavi neden böyle? Söyle neden böyleyim ben? Aşkı bu kadar özlüyorken neden onun en başında kalıyorum ve bir adım dahi atamıyorum dersin? Aşk mı ruhuma küskün, yoksa ruhum mu aşka küsmüşte onun gelmesine izin vermiyor?
Birilerinin bende aşkı yaşamasından nefret ediyorum inan. Kimse bana aşık olmasın istiyorum, bu beni mutlu etmek yerine üzüyor. Ben artık o ruhlarda kendim yaşamak istiyorum aşkı. Ben birilerine aşık olmak istiyorum. Çünkü ne zaman biri bana aşık olduğunu söylese, ben onunla birlikte aşkı incitiyorum, kırıyorum, aşkı o ruhla birlikte geri gönderiyorum, hem ruhu, hem aşkı üzüyorum ve bu yüzden aşk, yaşadığı o ruh adına beni cezalandırıyor biliyorum. Bu yüzden kimse bana aşık olmasın istiyorum. Ben aşkı yaşamak istiyorum ruhumda. Bu kez bende aşk kırılacak ve incinecek olsa bile….Bir kez…bir kez…
Ben gönül evime aldığım hiç kimseye aşık değildim. Sadece seviyordum. Her zaman yalnız olduğunu bilip, o gecenin balçık saatlerinde hüzünlere gömülen ben belki arkada bir aşk olsaydı, bendeki aşkı yüreklerinde bahar çiçekleri açtırarak yaşayan ruhlardan asla bu kadar kolay vazgeçmezdim. Bırakmazdım. Mücadeleye dair cesareti bulabilirdim kendimde. Ama yoktu ve bu kadar kolay çekip gidebildim. Aşk için hep eksik bir şeyler vardı. Aslında ben değildim, belki de benimle olandı aşkı yüzeysel yaşayan. Aşkı hafife almışlığı fark eden bense kaçan….

Başa Dön