Kaskatı kesildim birden! Nedeni bilinmez ama soğuktan olsa gerek…Isınma ihtiyacı duydum, kendimi sarıp sarmaladım. Sobasız bir evde olduğumu bile bile soba aradım hem de evin her köşesinde….
Kapıları kapattım ısınayım diye, faydası olmadı..Kapattıkça üşüdüm aksine…Nedenini bulmak zor olmadı, oda ısım, meğer içeriyi değil dışarıyı ısıtıyormuş ..Amaç ısınmak değil mi, (başka her şey yalandı hani) açtım kapılarımın hepsini.
Oturdum odanın ortasına, ısınmaya oturdum. Sıcaklık gelmeye başladı ara ara odamın soğukluğunu, ara ara da dışarının sıcaklığını hissediyordum. Bir soğuk, bir sıcak…Tıpkı bahar gibi, nefret ve sevgi gibi, ya da iyi döşenmemiş bir kombiyle duş almak gibi,tıpkı kafa karışıklığı gibi..sen gibi yada diğerleri gibi.. varoluşun koşulu gibi…
Hoşuma da gitmeye başladı nedense bu ılıman sentez.. Ben böyle düşünürken bu zıt ısılar çoktan aşık olmuşlar ve birleşmişler birbirlerine.
O da ne? Isıların zıtlığı çakıştıkça büyüyorlardı. Birleşmeye başlamışlardı birleştikçe oluşuyor ve oluşturuyorlardı. Artık ne sıcaktılar ne de soğuk..
Sanki nadide sentezler oluşturuyorlardı, tıpkı kendilerini var ettikleri gibi..