Özlenen

yazı resim

Ne çok şey anlam taşırdı bir zamanlar...
Dalından koparılmaya hazır bir kırmızı dut,
Birinin üzerine atlayıp kendisini uzaklara sürüklemesini bekleyen kirli paslı,ufak tefek bisikletim...
Sokaklar...Hele çıkmaz olanları...
Sonra futbol oyunlarımız,çekişmeli tek kale maçlarımız...
Mahallemizin vazgeçilmez siması HALİL DEDE'miz...
Çıkmaz da olsa tadına doyum olmaz sokağımız...
Kömür ocağının çok sesli haylaz köpeği...
Tenimizden çok yüreğimizi ısıtan güneş...
Bahçedeki ceviz ağacının mis kokulu serin dalları...
Sokak başlarında kısakollu bekleyişlerimiz...
Saflığımız...
Hani her şeyden habersizliğimiz...
Ve biz....
Bir çocuk yüreğiyle yaşamaya çalışsak da her şeyi,
Aceba olur mu eskisi gibi?
Babamın eve gelişini her akşam beklesem yine pencere önlerinde...
Bir motor uğultusu işitir işitmez babamın sıcak kollarında bulsam kendimi...
Sonra sabaha açıversem gözlerimi,
Arka frenleri tutmayan açık yeşil bisikletimle,
Annemin tenbihleriyle beraber sıkıştırıverip parayı cebime,
Kıvırcık Bakkaleyise'nden iki ekmek istesem,
Henüz tenine kötülük uğramamış ellerimle... Bisikleti tek kolla sürebilmenin haklı gururuyla yudumlasam,
Sadece sabah kahvaltısına özel az demli,soğuk su katılımış bol şekerli çayımı...
Sonra öğlen oluverse...
Ve Halil Dede belirse iki uçlu dar sokağın ufuklarında,
En hızlı koşup O'nun elinden ilk tutan olabilme telaşesiyle adımlasam,
Yarı asfalt,stabilize,patika yolları...
Aceba o zaman her şey eskisi gibi olur mu?
Ne dersiniz??????
] ]

Başa Dön