Ne Firkatti Meftun Eden, Gönlü Vakfettiren!

yazı resim

Kalbim umut doluydu

Ne bir korku ve ne de yeis bulunurdu, sanki hülyalar ruhum için yağmurdu

Günlerin peşinde sürüklenirken, yarınlar için düşleri derlerken, yıllar ne çabuk yoğurdu

Kiminle hem hal olmuşsam, dinlediğim hikâyeleriyle ibretin izlerini bulduysam, anıyordu

Kimi zaman çok daraldığım oldu

Henüz keşfine muttali olamadığım bir ürkeklik vardı, mütereddit olmak, halime yakındı

Henüz yeni yetmeydim, merakın selinde gezinirdim, ukdeleşen ne varsa sabrederdim, ardı

Ne zaman haclığım olsa, bin bir düşünceden sonra, en ucuz olan ne varsa alırdım, kanaatti

Her ne hikmetse şefkati çok tatmadım

Melül bir vaziyette bakmayı ne kadar ayıplardım, fevkalade utanır, yüzümü saklardım

Hissetmesin diye ne çareler aradım, lal olan hevesimi saklar, umutlar hülyasında yaşardım

Bir oyuncağım dahi olmamıştı, sanki suya hasret kalan bir andı, heyecan olsa ki ne yazardı

İmrenirdim kendi kendime, hiç ses etmesem de yine

Sahipsiz değildim fakat hangi yakınlığın uzağında kalsam bir bahane, yutkunurdum yine

Arkadaşlarım ne kadar şendi, çocukluğunun keyfindeydi, oyun oynamak için çareler eşiğinde

Ne kadar güzel gülerlerdi, bazen katılarak halinden geçerdi, elbise batmış kimin derdindeydi

Sabah ezanıyla kalkardım, heyecanla abdest alırdım

Sonra kimseye rahatsızlık vermeden kapıyı açarak, camiye gitmek için yol alırdım, ufaktım

Cami çok sessizdi, o kadar ki sanki şefkat yeri değildi, amcalar şaşkın bir haldeydi, uzaktım

En çok hoşuma giden, sıcaklığı yakın olan sobaydı çok candandı, biraz kızarmıştı, yakındım

İmam efendi çok ciddiydi, her nedense bir yabancı gibiydi

Sesinin ahengi için yüksek sesle öksürmesi çok garipti, sanki duvarlar inledi, gereklimiydi

Müezzin efendi kamet getirmek için etrafına göz gezdirdi, sonra vakit gelmiş ki, davet etti

Bir hizada, sıkı saf tutmamız için imam efendi ikaz etti, sonra tekbir getirerek imamlık etti

İki rekâttan sonra gür sesiyle selam verdi, müezzin arkasını getirdi

Kendi kendime bakınıyordum, amcaların melalini anıyordum, suskunlaştıran an, ne isterdi

Demek ki herkes kendi derdinde ve umut âlemindeydi, hürmet etmek gerekti, yaşlılık ne dedi

O kadar küçükken, ihtiyar amcaların halini gözlemek içimi sızladı, vuslat kim için bir aşktı

Mustafa CİLASUN

Yorumlar

Başa Dön